İç Güçler
- Merve Karataş

- 3 Tem 2025
- 2 dakikada okunur
Dış güçler dediğin öyle seçici, öyle ince ruhlu ki...
Almanya gelişirken “Aman ne güzel, bratwurst’u da var, bırak gelişsin.” dediler.
Japonya gelişirken “Aaa bunlar anime yapıyor, bunlara dokunmayalım.” diye kenara çekildiler.
Güney Kore teknoloji devrimine koşarken “Bunlar BTS falan çıkarıyor, sevimli çocuklar.” diye alkış tuttular.
Ama iş Türkiye’ye gelince?
Yok efendim, “Türk kahvesi NATO düzenini tehdit ediyor.”

Sen kendi ekonomini dogmatik dinî iktisatla, torpille, vergiyle, dandik eğitimle, hukuksuzlukla baltalayıp dur; sonra da “Dış güçler izin vermedi.” de.
Dış güçler Güney Kore’ye Samsung’u, Tayvan’a TSMC’yi, Almanya’ya Mercedes’i çok görmedi de, sendeki “Müdürün yeğenini alalım, işi öğrenir zamanla.” kültürüne mi takıldı?
Türkiye’nin başına ne geldiyse, sorumlusu dış mış değil, iç güçlerdir.
Türkiye, zamanında AKP gibi bir partiyi liberal zannedip bu sahtekârlara prim vermek yerine “liberal” tanımını çekinmeden kullanan LDP’yi tercih etseydi, Türkiye bugün:
GSYH’si 2-3 kat fazla,
Enflasyonu tek haneli,
AB ile tam entegrasyona çok daha yakın,
Otokrasiye sapmamış bir demokratik cumhuriyet
haline gelebilirdi.
Yani Yunanistan gibi Batı görünümlü ama borçlu değil; Polonya gibi yükselen, Portekiz gibi demokratik ve Güney Kore gibi çalışkan bir ülke olabilirdik.
Mevzu; darbeci zihniyeti terk ederek, çalıp çırpmadan, insanları özgür bırakarak iktisadi verimliliği sağlamaksa, bunu Tibuk bin kat daha iyi başarırdı.
Bugün geldiğimiz nokta ise o eski darbeci zihniyetin alternatifi falan değil. Avrasya diktası olduk çıktık nihayetinde. Bunu her şeyden önce bu millet kendisi istedi.
Bizim milliyetçi muhalifler şimdi diyecektir:
“Ama AKP’yi de Amariga getirdi.”
E bu oyları verenler de Amerikalılar mıydı kardeşim? İstediğin kadar finansmanın olsun, halkta karşılığın yoksa kazanmıyorsun. Tibuk’ta para mı yoktu? Veya DEVA’da?
Bugün “Devlet medyamızı susturuyor.” diye ağlıyorsunuz.
Türkiye’de devlet, bugün tepe tepe kullandığı tüm otoriterlik araçlarını, muhalefetin içinde liberallerin bu kadar demonize edilmesine borçludur.
Sular durgunken liberaller size RTÜK’ün kaldırılması gerektiğini, ifade özgürlüğüne ket vuran yasaların var olmaması gerektiğini söylediğinde, liberalleri yeterince sert olmamakla suçladınız. “Ehehe ılık, pembe gluteus maximus’lu...” falan dediniz.
Buyrun şimdi, bugün savunduğunuz tüm o otoriterlik araçları sizi sindirmek için kullanılıyor.
Liberaller TRT’den RTÜK’e kadar söylediklerinde haklıydılar. Muhalif cenahta da bunların artık kabul edilmesi lazım.
Gerçek şu: Bu ülkenin burnu, bu iktidar ve bu muhalefetteki egemen devletçi kafa değişmediği sürece çamurdan falan çıkamaz. Devletçi kafa ister rakı içsin, isterse alnı secdeye değsin.
Batar kardeşim. Bu kafayla daha çok batar. Astenosfere kadar yolumuz var daha.




