top of page
mk.png

WIPO Verileri ve İnovasyon

  • Yazarın fotoğrafı: Merve Karataş
    Merve Karataş
  • 17 Eyl
  • 2 dakikada okunur

Avrasyacılar WIPO grafiklerini paylaşarak Çin'in inovasyonda birinci sırada yer aldığını anlatmayı çok seviyorlar. Peki durum gerçekten böyle mi?


ree

Mevzuyu anlamak için WIPO'nun metodolojisine bakmamız gerekiyor. Öncelikle, burada iki ana çıktının toplandığını bir kenara not edelim: patent faaliyetleri ve bilimsel yayınlar.


Şimdi izninizle, ilk etapta konuyla alakasız gibi görünen, ancak aslında bayağı alakalı olan birinden söz edeceğim size: Charles Goodhart.


Charles Goodhart, İngiliz bir ekonomist. Bu adam London School of Economics mezunu, 60'lı ve 80'li yıllar arasında İngiltere Bankası'nın politikaları üzerinde çalışmış. Ha, biz Keynesyendir diye sevmeyebiliriz kendisini tabii, onlar ayrı kavgalar. Yine de yiğidi öldürüp hakkını yememek lazım; bu adamın bir tespiti var ki o tespitte oldukça haklı: Goodhart's Law.


Ne der bu Goodhart's Law?


"When a measure becomes a target, it ceases to be a good measure."


"Bir ölçü hedef haline geldiğinde, artık iyi bir ölçü olmaktan çıkar."


Şimdi konuyu Çin'in WIPO grafiğindeki yerine bağlayacağım. Ne demiştik? İki ana çıktı var: patent faaliyetleri ve bilimsel yayınlar.


Çin’de uzun süredir doğrudan sübvansiyonlar, performans sözleşmeleri ve üniversite-kurum değerlendirmeleri, patent ve yayın sayısını ödüllendiriyor. Bu sistem de başvuru açısı geniş, yenilik eşiği düşük olan başvuruları ve alanı dar yerel dergilerde yayınları artırıyor.


Evet, başvuru sayısı artıyor; fakat bu, yenilik yoğunluğunu aynı hızda artırmıyor. Çünkü makaleler ve patentler artık inovasyon sürecinin doğal ara çıktıları olmayı bırakmış, doğrudan amaç hâline gelmiş durumda. Tam da Goodhart'ın alakasız bir konuda söylediği gibi yani.


Burada utility model patentler sayıyı şişirmeye en elverişli oyunculardan biri. Utility model genelde bir ürünün biçim, yapı ya da bileşeninde küçük teknik değişiklikler için alınıyor. Yani devrimsel bir buluş değil de mevcut bir cihazın biraz daha verimli, ucuz ya da pratik bir versiyonu olabiliyor burada bahsedilen şey.


Invention patent denilen tam patentlerde ise yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik kriterleri oldukça katı oluyor. Utility modelde özellikle buluş basamağı kriteri gevşek kalıyor. Bu yüzden başvurular daha hızlı onaylanıyor ve masrafı da düşük.

İşte Çin 1980’lerden beri utility türü patentleri teşvik ediyor. Sonuçta üniversiteler, firmalar ve yerel idareler sayıya dayalı performans hedeflerini tutturmak için utility model başvurularına abanıyor.


İşte bu yüzden WIPO grafiklerine bakarken bunları da hesaba katmak gerekiyor. Ar-Ge’nin ticarileşme oranı, atıf etkisi, üst %1 dilimdeki makale payı, uluslararası ortak yazarlık oranı gibi kriterler daha belirleyici olabilir belki. Ama kesin olan bir şey varsa o da inovasyonun sadece makale ve patent metrikleriyle sağlıklı olarak ölçülebilecek bir şey olmadığıdır. Bunu da buraya not düşelim.

bottom of page