2025, İran-İsrail Savaşı Üzerine
- Merve Karataş

- 14 Haz 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Tem 2025
Esad'ın düşmesinden sonra İran istediği hedefe nokta atışı yapabilen değil, yalnızca hedefin civarına vurabilen bir güç hâline geldi. İran füzelerinin, İsrail füzelerinin sahip olduğu teknolojilerin yanında neredeyse çöp kalmasının sebebi ataletsel seyrüsefer sistemi, İngilizcede INS.

Dış sinyale ihtiyaç duymuyor, yani GPS karıştırmasından etkilenmiyor vs... İlk etapta kulağa güzel ve güvenli gelse de bu sistem sürekli olarak "ben neredeyim?" diye kendi kendine hesap yapıyor. Ama bu hesaplar her seferinde küçük küçük hata biriktirdiği için uzun menzilde bu hatalar kümülatif olarak büyüyor. Bu da isabet oranını ciddi şekilde düşürüyor.
Mesela İran’ın övündüğü Fateh-110 füzesi var. 300 km menzilli. Ama hedefe olan sapması 100 ila 250 metre arasında. Yani neredeyse bir futbol sahası kadar fark. "Biz ordu üssünü vurduk" diye açıklama yapıyorlar ama kamyon garajını patlatıyorlar. Öte yanda İsrail’in elinde LORA var. Hem 400 km menzilli hem de sapması sadece 10 metre. Adamlar nereye atacaklarını milimetrik olarak biliyor. Jericho III gibi kıtalararası füzeleri var; 6.500 km menzilde bile sapması 50 metreyi geçmiyor.
Peki İran neden bu kadar geride?
Çünkü uydu navigasyon sistemlerinin askeri versiyonları yalnızca müttefiklere açılıyor.
GPS’i ABD kontrol ediyor, GLONASS Rusya’da, Galileo AB’nin elinde, BeiDou Çin’in vs...
Bunların hiçbiri de "Buyur İran, al yüksek çözünürlüklü sinyal" demiyor haliyle.
İran eskiden Suriye’yi üs olarak kullanıyordu. Özellikle Lübnan sınırına yakın dağlık bölgeler, yüksek rakımı ve İsrail’e olan yakınlığı sayesinde füze terminal düzeltmeleri için biçilmiş kaftandı. Radarları yerleştirirdin, sinyal istasyonlarını kurardın; hem uçuş süresini kısaltırdın hem de sapmayı azaltırdın.
Suriye'deki gelişmelerden sonra ise bu rahatlık bitti.
Türkiye'deki AKP-MHP rejimi de Neo-Osmanlıcı delüzyonel kitlelere Suriye'de olan biteni içeride "millete zafer" diye pazarladı. Suriye'de adım adım İran alan kaybederken bizde birileri ekranlarda "hamdolsun İran geri çekildi", "İsrail ve İran aslında danışıklı dövüşte.", "Suriye'de biz güç kazandık" diye zırvalıyordu.
Bugün ise Suriye'de olan bitenin en çok İsrail'in çıkarına hizmet ettiği tartışma konusu olmayacak kadar açık ve net. Bölgesel satranç tahtasında taş oynatamayanlar, iç siyasette "mat ettik" diye geziyorlar. Bu kadar aşikar gerçekleri ısrarla reddetmek için gerçekten kör ve fanatik olmak gerekiyor.




